Bir El Sıkışması

Bir şubat gecesi yazmayı bırakıyorum kendimeKadim bir koşturma değil mi buİçine sinmiş bir kimlikteYoksun etkince.. Bir yağmur sabahımın gözü üzerimdeSorar tüm bunların sahibi miyiz diyeBir göz odaydı içimde duranOkuduklarımın arasına okumadıklarımı karıştırıpÜşütüp duran Küfürleri şiirleştiremezsinizHerkesi eşitleyemezsiniz göz kararıBir buluta dinemezsinizÇözmeden gidemezsiniz bu hayatıEzbere öylece söz söyleyemezsiniz Doğru sesi bulamadığınız bir kafiyedeYalnızkenBazen körelen, bazen eren Susup,…… Okumaya devam et Bir El Sıkışması

Üzerimde Aydınlık Bir Akşamüstü Var

Peki benim neyim var? Kendimce dizelere dağıldımBakışların benzeştiği sonları karaladım bugün, Ve üşüdüm..Denizde, kalabalık bir akşamüstünü üzerime örttüm Üstümde başımda o gözlerin naraları var Peki benim neyim var, ey karşıma çıkanlar? Yazdığım mısraların ardındanGeri dönüp de bakmadığım, kurgulananlarYansımadılar, güzelliğe yansımadılarHiçmiş gibi geçmişe, bir sus gibi kaldılar Gözlerini yum…Onlar hiçbir zaman var olmadılarYine de hep aynı…… Okumaya devam et Üzerimde Aydınlık Bir Akşamüstü Var

Şimdi Balkanlara Gülümse

Yaz edalı bir sonbahar günü geldim sanaVe öyle de gittim.. İçindeki sönümsüz hüzün geçmemiştiKurşunların izi dursa da bölünmüş yüreğindeGüzelliğin serzeniştiBakışların, tam da hayatın ortasında konuşur gibi.. Savaşlardan kalan ürkekliğin vadettiği bir pastiştir,Yabancılara olan kabalığın,Öfkenin altında yatan ipuçların,Gizleyemediğin kırıntıların… Bu küskün füzyon,Sanki kınası yakılmış bir gelininSağ eli sol eline kıymışSanki kolu bacağı, gövdesini katletmiş kadar vahim…… Okumaya devam et Şimdi Balkanlara Gülümse

Peri Han

Ben PerihanBirine teyze, birine anne, birine abla, birine kardeşim, birine de eş idim. Ben Peri han,Metinlerarası bir zeminde paradokslar içerisinde esmer bir kadınDizlerim, omurgam ve kilolarım birer alüvyon yelpazesi üzerimdeAma güneş hep vurur yüzümeDalar gönlümeEda eder benimle Ben Peri han’ımBurnumda tüter sürekli uğurlu uğursuz bir maniArasında kalırım kıymetin ve kininÇünkü öyle ekildimÖyle de biçildim Kitap…… Okumaya devam et Peri Han

Cebimde Çıplak Ayaklarınla

Yüreğimin güneydoğusunda çarptı Bir çocuk ki ayakları çıplak Selam etmeye yetişirken Şarkı söyleyip harçlığını çıkaracak Taş binaların sitayişi hazinemle sözlenirken Çıplak ayakları, geniş omuzlu ovaları sırtlanmış Seyir halindeki sorular ortadan kaybolduğunda Kınında yarası kanıyor usulca Gülümsediğinde, Üstesinden gelinir bu duygunun da Sen cennetin oğlusun Tanrı’yla aramızda En masum duygumsun inancımda Gözlerinin haritasında birkaç dakika Seyrettim…… Okumaya devam et Cebimde Çıplak Ayaklarınla

Gülistan

O, dağlar arasında bir pare Minik buluttan bir kadın Yaşını dahi bilmiyor Süt sağıyor zarifane O sağdıkça gökyüzü yağıyor yüzüme Tenime varıyor aheste aheste Kalın kaşları ve güçlü kahverengi elleri topraktan Yazması ve uzun yeleğiyle süzülüyor dağın etekleri Üzerine bassanda dimdik ayakta duran çiçekler gibi Kaderi sürüklemiş bakışlarını buraya Ve saçları beyazlara sarılmış, yemyeşil bir…… Okumaya devam et Gülistan

Bir Kadeh Arkasında

Kokusu değişmiş bu şehrin Bakışları değişmiş Sesi değişmiş Kimliği değişmiş Kuyunun dibinde sihirli bir şehir Ağacın dallarında bir köy olduğunu yazan masallar anlamış bunu Dağlar, vadiler, ovalar anlamış Yağmurlar anlamış Üzerine bir daha hiç yağmamış Uyku tutmamış bazı geceler onu Sabahlar anlamış Günler değişmiş Görünmez bağlarla çevrelemiş güneş onu Dönmemek üzere gittiğinde dünya anlamış Cevaplar…… Okumaya devam et Bir Kadeh Arkasında

Sen Hiç Çöplüğe Girdin Mi?

Kadehime koyduğum semavi bir rastlantıya döküyorum hakikatimiDimağımda yer edinmiş tepetaklak bir dünya betimlemesindeMaharet bizzat azımsamak iseSizsiniz o kendinizi sığdıramayan şu yeryüzüneİnsanın insana yansımasını kaç kişi anladı?Öyle bir labirent ki buİçinde değiliz de İki dev sığınağım imha edildiBiri kalbim biri kalbimde gizlediğimdi İçi rahat mı bu cinayetlerinBu sokaklardaki vücut dilininİçi rahat mıSoğukkanlılığını tutan tembihlerinBenimki nefsi müdafaaBakmaİpucu…… Okumaya devam et Sen Hiç Çöplüğe Girdin Mi?

Asel

Babamın gözleri ve annemin bakışları öpmüş gözlerimden Sana bakıyorum Harcadığım kıyametten Masumluğuna akıyor Kalbinde dinleniyorum Yan yana çizili düşlerin en tepesinde dikili bir yerdesin Korku dolu bir çehrenin göğsünden çıkanlar Kesilmiş gülümseyişler Öldürdü dün beni Bugün seninle doğuyorum Sevgim… Bütün şekilleri sana yansıtıyorum Kaç kişinin bakışı var sende biliyor musun Annemin, babamın, kardeşimin… Kaç kişinin…… Okumaya devam et Asel

Grafomanyak Aşk

Dün için yarından vazgeçmiyor vakit Toparladığı yüzlerden ileriye haykırıyor Lütfuyla Kendisine yakışan bir soluk seçiyor Boyası yere dökülmüş ateşin Alınganlığı küllerine karışıyor Bazen yaşıyor Bazen kaçıyor O zaman Çiçek kaşlarını çatıyor Dal saçını kesiyor Rüzgâr eserken aksıyor Yaprak ser’ ine maruz Sonra söküğünü dikiyor Kendiyle göz göze El ele vermiş konuşuyor, “Kim bilir kaç seneyim…… Okumaya devam et Grafomanyak Aşk